Hışırtının Öğrettiği Lezzet Küçük Şeylerden Mutlu Olmak
Hışırtının Öğrettiği Lezzet Küçük Şeylerden Mutlu Olmak Bir yaprak yere düşerken seslenir insana; acele etmeden, gösterişsiz. Rüzgâr onu sürüklerken ardında bıraktığı hışırtı, kalbin kapısını aralar. Denizin dalgası kayaya değip geri çekilir; bir selam verir gibi, “Buradayım” der. Bu küçük sesler, büyük mutlulukların anahtarıdır aslında. Görmek isteyen için kâinat, fısıltıyla değil haykırarak konuşur yeterki görmek isteyin. Oysa gözlerimizi ekranlara kilitledik, parlak vitrinler, pürüzsüz hayatlar, lüksün alkışı… Sosyal medyada sergilenen şatafat, kalbi doyurmaz tam tersine iştahı azdırır. Başkasının hayatına özenmek, kendi nefesimizi duyamaz hâle getirir bizi. Mutluluk, başkalarının vitriniyle ölçüldüğünde hep eksik kalır. Gerçek sevinç küçük şeylerin içindeki büyük manayı fark edebilmektedir. Bir kuşun kanat çırpışı, sabahın serinliği, bi...