Hz. Muhammed İnsanlığa İnen Nur
Hz. Muhammed İnsanlığa İnen Nur İnsanlık bazen uzun geceler yaşar. Gökyüzü karanlık, yollar sessiz, kalpler yorgun olur. Adalet susar, merhamet unutulur, insan kendi vicdanının sesini bile duyamaz hale gelir. İşte böyle bir çağda, çölün ortasında bir sabah doğdu. O sabah yalnız bir güneşin değil, insanlığın kaderini değiştiren bir nurun doğuşuydu: Hz. Muhammed’in gelişi. Hira’nın sessizliğinde yankılanan ilk vahiy, sanki göğün kalbinden yeryüzüne inen bir rahmet damlasıydı. Uzun zamandır kuruyan gönüllere düşen bir yağmur gibi. İnsanlık kirlenmiş toprağını arındıracak bir rahmet bekliyordu. Ve o rahmet geldi. Onun gelişi, karanlık gecelerin ufkunda beliren ilk şafak gibi bütün yeryüzünü aydınlatmaya başladı. Onun adı anıldığında çöl rüzgârları bile yumuşardı. Yetimlerin gözyaşı onun merhametiyle diner, mazlumların kalbi onun adaletiyle teselli bulurdu. Yalnız sözleriyle değil, kalbiyle konuşan bir peygambe...