Bir Canın Fiyatı Nedir?
Bir Canın Fiyatı Nedir?
Bir insanın hayatının bir fiyatı var mı?
Cüzdanımızdaki bozuk paraların, borsadaki satırların, pazardaki pazarlıkların diliyle sorsak kısa bir anlık utangaçlık, sonra acı gerçek; hiçbir etik terazinin kefesine sığmaz.
Bir can, yalnızca nefes ve nabız değildir; hatıraların ağırlığıdır, söylenmemiş sözlerin gerginliği, geleceğe yatırılmış küçük umutların teminatıdır. Bir çocuğun ellerinde bir gelecek, bir annenin gözlerinde geçmişin bütün akıtılmış şarkıları, bir dostun kahkahasında, Allahın insanlardan beklediği ibadet ve Allah'ı tüm özellikleri ile hakkıyla tanıması, bunların hiçbirini banknotlarla, tazminat hesap cetvelleriyle, sigorta poliçeleriyle tamir edemezsin. Fiyat demek, ölçülemez olanı küçültmek demektir.
İslam ve ahlaki metinler bu ölçüsüzlüğe en yalın biçimde vurgu yapar. Kur’an’da şöyle buyrulur: “...Kim bir kişiyi haksız yere öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur; kim de bir kişiyi yaşatma sebebiyle kurtarırsa bütün insanları yaşatmış gibidir...” (Maide, 32). Bu cümle, kanlı bir denklik değil; insan hayatının sonsuz değerine dair bir vizyondur. Bir tek hayatın yok oluşu, insanlığın ortak dokusuna bir parça daha zarar verir.
Peki pratik dünyada fiyatlar konuşuluyor; tazminatlar, hayat sigortaları, savaşlarda ölenler için hesaplanan rakamlar. Bunlar gerekli düzenlemeler olabilir hukukun ve toplumun yaralarını sarmaya çalışır. Ama ne kadar ağır olsa da, rakamlar adını koyduğu şeyin derinliğini gizler.
Bir tabloya çarpmanın, bir hastalığın, bir suçun ardında kalan sessizlik, hesap cetvellerinde görünmeyen bir ağırlık taşıyor.
Belki de asıl soru şu, bir canın fiyatı var mı diye sormak yerine, biz bu canı nasıl koruyoruz, nasıl kıymet biliyoruz, nasıl haksızlığa ve şiddete karşı duruyoruz?
Bir hayatı kurtarmak, bir insanın onurunu korumak, adaleti sağlamak bunlar, maddi hesapların ötesinde gerçek değerin ölçülebildiği alanlardır.
Sonunda söyleyeceğimiz tek şey, sözcüklerin yetmediği bir gerçektir, insan hayatı ölçülmez. Onu korumak, ona hürmet etmek, ona değeri vermekse hem imanların hem vicdanların işidir.
Bir cana yapılan haksızlık, yalnızca bir hesabın bir nüfusun eksilmesi değil; hepimizin insanlık ortaklığının incinmesidir.