Sessizliğin İçindeki Dost Eli
Sessizliğin İçindeki
Dost Eli
Yalnız hissedersin bazen sanki dünya koca bir boşluğa dönüşür, adımların kendi sesine çarpar da geri döner.
Bir başınaymışsın gibi gelir, gecenin koynunda unutulmuş bir fısıltı, rüzgârın örttüğü bir iz gibi…
Oysa bilmezsin, etrafında binlerce dost dolaşır usulca. Kimi görünür, yüzüne bir tebessüm bırakır, kimi görünmez, yalnızca yüreğine değen sıcak bir nefes olur.
Düşmezler belki gözünün önüne, ama düşlerini tutarlar incitmeden. Ne zaman içindeki karanlık büyüse, sen fark etmeden bir mum yakarlar içten içe.
Dostlar bazen uzak, bazen sessizdir ama sessizlikleri bile sarar insanı, bir kuşun kanadında, bir çiçeğin kokusunda, bir günün tam da bitti sandığın yerinde sana yeniden başlamak için uzattıkları görünmez bir elde yaşarlar.
Belki cismen küçüktür dostlar, bir omuz genişliğindedir varlıkları, bir avuç kadar sığdır kendilerini hayata.
Ama ruhları dostluklarının genişliği kadar büyüktür. Bir gökyüzü olur içlerinde sen darlanırken, bir deniz olur, dalgalarını kalbine vurarak seni hayata döndüren.
Ve sen bazen yalnız hissedersin ama aslında hiçbir zaman tek başına yürümezsin. Görmesen de, bilmesen de, adını koymasan da kalbinin etrafında görünmeyen bir halka vardır; dostlukla örülmüş, sevgiyle mühürlenmiş, sen düştükçe seni tutan, sen sustukça seni duyan bir halka.
İşte o yüzden, yalnızlık yalnızca bir yanılsamadır, dostların ruhu, sen ne kadar sessiz olursan ol, dostunun eli senin omuzlarındadır.
Not: Fotoğraf, Siirt / Bir dost tarafından çekilmiş.
