Tebessümün Sevap, Hüznün Yük, Seçimini Yap
Tebessümün Sevap, Hüznün Yük, Seçimini Yap
Bir gülüş düşer bazen kalbin eşiğine, sessizce açan bir çiçek gibi…
Ne rüzgâr bilir adını, ne de kalabalıklar fark eder ama gök, o anı unutmayan bir defter gibi saklar. Çünkü en küçük iyilikler bile en büyük rahmetlerin habercisidir.
Yüzün asıldığında daralır dünya, sokaklar susar, gölgeler uzar, içinde biriken ağırlık, sözlerine bile sitem olarak düşer.
Hüzün, fark ettirmeden çoğalır; birikir, büyür ve kalbini yorar. Oysa bir tebessüm, hiç ummadığın bir yerden doğan bir ışık gibi o yükü alır da götürür usulca.
Bilmez misin, bir gülüş bazen bir duadır aslında?
Dudaklarının kıyısında duran o ince kıvrım, belki de bir kalbin karanlığını aydınlatır.
Bir selam, bir bakış, bir içten tebessüm…
Hepsi görünmez bir iyilik zincirinin halkalarıdır.
Ve sen fark etmeden, iyiliğin tam ortasında durursun.
Kalbini karartan ne varsa bir anlığına bırak kenara.
Çünkü hayat, asık bir yüzle taşınmayacak kadar kısa, rahmet ise gülümseyenlere daha yakındır.
Güneş nasıl karanlığa inat doğarsa, sen de hüznüne inat tebessüm et.
Zor olsa bile, çünkü en kıymetli gülüşler en ağır anların içinden doğar.
Unutma, seni gülümserken gören yalnızca insanlar değildir. Her anını bilen, her halini gören o merhamet sahibi Rabbin, senin küçücük tebessümünü koca bir sevap olarak yazandır.
Asma suratını…
Çünkü sen gülümsediğinde sadece yüzün değil, kaderin de aydınlanır. Belki bir çocuğun neşesine, belki bir yorgunun umuduna dokunursun.
Belki de fark etmeden bir kalbi hayata yeniden bağlarsın.
Seçimini yap…
Ya hüznün yükünü omuzlayacaksın ya da bir tebessümle hafifleyeceksin. Ya içini karartan düşüncelere tutunacaksın ya da bir gülüşle göğe yükseleceksin.
Bir tebessüm, sadece bir tebessüm değildir…
Bir kalbin kurtuluşu, bir ruhun huzuru ve belki de cennete açılan en sessiz kapıdır.